iyi niyet , bir o kadar da pişmanlık

hava soğuk. pişmanlıklarım ısıtıyor hocam beni. evinin kapısına dayandım. aradım aşağı insene diye. kafam da iyi malum. yetişkin bir Asi Peltek ayık gezmediği için kafası iyi iken her hareketini yaptığı için ve sonraki gün olabildiğince az şeyi hatırlamak istediği için. sıkıntı olmuyordu bende.

kapısında bekliyordum aradım geliyorum dedi. ağzımda sigaram elimde yarım biram. polisler geçiyordu her yandan. şu anda pek umurumda olmadı. neden diye sorarsanız hocam kalmamıştı benim kaybedeceğim bir şey. kalmadı çünkü elimde olan her şeyi kaybettim. bu da benim hayatım oldu. 

eline geçen her fırsatı istemeden de olsa kaybedip geçmişe bağımlı yaşamaya mahkum sıradan bir genç veya sizin deyişiniz ile ergen olarak hayatımı sürdürdüm. halen de tam gaz sürdürmeye devam ediyorum. biliyor musunuz hocam iyi geliyor benim böyle geçmişe bağımlı olmam. neden diyeceksiniz belki de demezsiniz çünkü siz benden bir parçasınız ve biliyorsunuz benim aslında ne düşündüğüm ama belki o okuyacak bunları o anlamaz bizim aramızdaki ilişkiyi onun kafası basmaz bizim bakışmalarımızdan çıkardığımız sonuçları. çünkü o ne kadar da sıkıntı yaşamış olsa da sizin gibi bir dosta sahip olmadı. keşke olsaydı da benim halimi anlasaydı. hak verirdi dimi bana hocam ?

benim neden bu durumda olduğumu anlardı dimi ? insaf gösterir merhamet gösterir de değer verirdi bana ? 

göstermese bile canı sağolsun hocam. ben alıştım insanların bana sevgi saygı duymamasına. neden diye sorun bir sorun ya çekinmeyin cevabı bilseniz bile aramızdaki konuşmaya yabancı olanlar anlasın benim demek istediklerimi. çekinmeden sorun.

“neden evladım ? ” 

çünkü hocam ben hak etmiyorum bazı şeyleri sevgi saygı da bunlardan bazısı. neden mi çünkü ben iyi niyet sunmak istedikçe insanları üzmemek için çaba harcadıkça onlar beni üzdü. beni kandırdı beni oyuna getirdi. garip oyunlar oynadılar bana. benim kabul etmek istemediğim oyunlar. benim henüz hazır olmadığım oyunlar. benim kapasitemi aşan oyunlar. - ki benim kapasitem de size göre değerlendirince pek çok insana göre yüksektir. - 

ben de bu oyunlara kandım. o oyunlar beni alt etti. kendi egoma hırsıma güvendim. bu oyunları bozarım dedim. yapamadım. aksine elime yüzüme bulaştırdım. her ne kadar kendimi diğer insanlardan üstün görmeye çalışmış olsam da ben böyle değilmişim. benim bu kadar kapasitem yokmuş benim asla ve asla böyle oyunlara göğüs gerekecek zekam yokmuş dedim. ben saf salak rolünü oynayıp bir kenarda acı çekmeye mahkum olan bir karakter olarak yazıldım bu oyunlarda. ve bunun acısını yine çekiyorum. ama artık alıştım biliyor musunuz hocam. sıradan geliyor her şey. gelişiyor acıya olan dayanıklılığım sıradan geliyor artık bazı acılar. her ne kadar geçmişte bunları yaşamamak için fırsatlar elime geçmiş dahi olsa da bir nebze hayırlısı buymuş diyerek kendimi teselli edebiliyorum. çünkü benim hayatım bunun üzerine kurulu. geçmişte yaptığı şeylerin pişmanlığında çektiği acıların “olması gerek” diyerek aşmaya çalışan sıradan bir gencim size göre ergenim.

ağır geldi bana yaşadıklarım hocam. değer vermek ağır geldi. birinin üzülmemesini istemek ağır geldi. onun mutlu olmasının benim mutlu olmam demek ağır geldi bana. şunu anladım bu zamanlarda ben mutlu isem gerisi pek de mühim n olmuyor. her insan kendini düşünerek yaşıyor bu hayatı. dışarıdakileri bu hayatta ne yazık ki pek bir rolü yok. aslında hiç. bir rolü yok. çünkü insan bencil bir yaratık. kendisi mutlu ise gerisi onun için boştur. ben bencil olmak istemedim. ben çevremdekilerin de mutlu olmasını istediğim için kaybettim hocam. sizde hak verirsiniz sanırım benim iyi niyetime. sizde anlayış gösterirsiniz bu duruma. çünkü siz beni anlayan tek insan oldunuz son zamanlarda. sizdiniz benim tek dayanağım. kan kustuğum zamanlarda bile benim yanımda olan tek varlık tek hayal sizdiniz. 

daha önceleri demiştim. hayallerim beni ele geçiriyor diye. siz bu ele geçirmenin ilk aşaması oldunuz. aslında ilk aşama değil bence son aşama oldunuz. başta rüyalarım gerçekler ile karışıyordu. sonra sizi görmeye başladım yalan yanlış en son ise siz kendinizi gösterip bana tavsiye vermeye başladınız. neredeydınız bundan 1 yıl önce hocam ? en çok yardıma ihtiyaç duyduğum dönemlerde ? niye o dönem bu kadar yakın olamadık ki sizinle niye yoktunuz siz ? niye benimle olmadınız ki o an ?

 neyse hocam sizinle çok şeyim var konuşulacak. ama ne yazık ki aradığım kişi kapıdan çıktı ne oldu dediği bakışları ile bana doğru geliyor. umuyorum çiğnediğim 2 paket sakız ağzımda oluşan alkol kokusunu bastırmaya yeter. ve içimden geçen her şeyi söyleyebilirim. ne kadar kendime güvenmesem de bu konuda…