Hayatın Sonu

Yazmaktı benim tek hayalim. Güvenmedi insanlar bana hocam. Beni küçümsediler. Yapamazsın dediler. Onlara inat yazdım ben. Onların güzünde olmayan değerimi katlamak için çabaladım. Onların bana duymadığı güveni kazanmak için çabaladım.

Sıradan bir nisan günü kafam yine iyiyken tanıştım onunla hocam.  Çok fazla dert saydı bana. Acıdım ona. Mutlu olsun istedim. Onun mutlu olması demek benim mutlu olmam demekti. Yapmadığım şeyler ile suçlandım. Ama yine de vaz geçemedim ondan. Takıntı oldu belki de bende. Ama ne bileyim mutlu etmişti sanki beni. Yaşadığım hayatı bir anda olsa geride bırakmamı sağlamıştı. Hata yaptım belki de yanlış kişiyi seçtim ama ne bileyim hocam o an ben mutluydum. Uzun zamandır yaşamadığım mutluluğu yaşıyordum sanki ben onunla iken.  Bana baktıkça gözlerinin içinin parlaması bana değer verdiğini hissettirmesi beni benden alıyordu. Hata etmişim sanırım hocam. Anlatacağım her şeyi ölmeden. Çünkü 3 aydır kan kusuyorum gerçek anlamda. Her tükürdüğüm balgamın kıpkırmızı gelmesi benim sonumun habercisi gibi. Ölmeden önce içimden geçen her şeyi yazmaz isem ben,  ben olamam.

Dedim size ben onunla sıradan ılık bir nisan günü tanıştım. Yani en azından ben o gün fark ettim onu. O beni daha önceden tanıyordu. Aklında ben daha önceden vardım belki de. Kim bilir ki daha önce aklında olup olmadığımı. Nereden bileceğiz ki aklında olduğumu ? Nasıl haberimiz olsun ki onun düşüncelerinden. Biz diyorum ama kızmıyorsunuz değil mi ? Çünkü sizinle ben bir bütünüz. Siz benim hayata karşı kusamadığım şeyler sonucu olan bir varlıksınız. Hayali bir arkadaşsınız. Belki de tek arkadaşımsınız siz benim. Her derdimi bilen her derdime çözüm bulmaya çalışan bulamasanız bile aşmak için yardımcı olan siz oldunuz.

Neyse hocam umuyorum bu sessizliğiniz beni onayladığınızı göstermektedir. Yoksa cidden size kırılırım. Biliyorsunuz ne kadar alıngan ve kırılgan bir insan olduğumu. Ne diyordum ben size ?

Onunla ılık bir nisan günü tanışmıştım. Beni gördüğünde yüzünde oluşan gülümseme vardı ya hocam. Benim hayatımda gördüğüm en sıcak en samimi gülümsemeydi. O anı yaşarken aklımdan tek bir düşünce geçmişti. Henüz bu anı anlatacak kelimeler yaratılmamıştı. Mimikler bazı şeylerin anlatılmasını kelimelere göre daha net sağlıyordu. İşte o anda mimikler konuştu kelimeler sustu kaldı.

Ama benim kafam iyiydi. Malum o dönemler ben ayık gezmeye karşıydım. İçmek benim için çözümdü. Benim hayatımın da yaşadığım acıları az da olsa hafifletebiliyordu o an. Alkol ne güzel şey değil mi ya hocam sizce de ? En azından benim için çok güzel bir şey. 2 bira içtiğim anda kafamda oluşan her şeyi açık ve net bir şekilde hissedebiliyorum. Kafamda biriken her derdi net bir şekilde anlayıp onlar hakkında fikirler beyan edebiliyordum. Ne yazık ki ayık kafa ile yapamıyordum bunları. Ayyaş dendi bana bu yüzden. Anlamadı insanlar beni hocam. Ben ayık kafa ile bu dünyayı anlayamadım dedim. Asıl ayık kafa ile anlaşılır bu dünya dediler bana. Ayık kafa ile de denedim ben dünyayı hocam. Yapamıyordum çekemiyordum insanları. Kafam ne kadar iyi olursa bende o kadar 

iyi insan oluyordum.

Neyse hocam kendimi daha çok anlatacağım bu konularda. Olay – sanırım üçüncü ve umarım ki son defa olacak – bir nisan günü başlıyordu. Günümüz malum teknoloji çağı her şey internet üzeriden yapılıyor. Bende onu internet üzerinden gördüm . Dedim ne hoş kızmış. Deneyeyim şansımı. Yoktu zaten o dönem kaybedeceğim bir şey. Elimde olan her şeyi kaybetmiş yalnız başıma kendimi alkole vurmuş bir insandım. Twitter denen illet ile konuşmaya başladık. Çok acemiydim. Çok tecrübesizdim. Ama bi şekilde açıldı. Açılmasının da sebebi benim yine ayık olmamamdı. Çünkü dedim ya size ben sarhoş iken o kadar güzel konuşurum ki. İnsanlar benim sarhoş iken büründüğüm hali hep daha çok sevmiştir. Çünkü o an benim aklımdan kötü bir düşünce geçmez. Aksine hep iyi niyet ile yaklaşırım insanlara. Neden böyle yaparım bilmiyorum. Ama bu da benim özelliğim.

Bana çok dert saydı. Benim yaşadıklarımdan da kötüydü dertleri. Üzüldüm be hocam. Ben kolay kolay insanlara üzülmem. Bilirsiniz hatta iyi bilirsiniz. Çünkü siz benden bir parçasınız. Benim aklımdan geçen her şeyi bilmenize rağmen benim salak saçma ağlanmalarımı çekmek sizin için güzel bir başarı.

Onun mutlu olmasını istedim. Değer verdim ona. Son tecrübelerim kötüydü ama ne yapayım hocam benim de ihtiyacım vardı birine değer verip hayatımda ona yer vermeye. Çok acı yaşadım. Çok şey gördüm. İnsanların asıl yüzlerinden tutun da kendimin asıl yüzüne kadar. Ama yine de o dönem aklımdan geçen tek düşünceydi o benim. Onun mutlu olması benim mutluluğum oldu. Benimle mutlu olduğunu sandım. Yanılmışım. Yanıldığımı kabul etmek bana o kadar ağır geldi. Bunu sadece siz anlarsınız. Ne yazık ki şu an ki durumumu kelimeler anlatamıyor. Yani en azından benim cahil kelime haznem buna yeterli değil. Biliyorsunuz ben cahil bir insanım. Yazmak okuyan insanın harcıdır. Ben ise aksine okumayıp da bunu yapmaya çalışan  bir insanım. Sadece gördüklerini yazıya dökmek isteyen fakat bunları anlatacak yeteri birikimi olmayan sıradan bir gencim. İnsanlar okuduğu kitapları anlatır iken benim düşündüklerim de o bahsettikleri kitaplar doğrultusunda olunca okumak istemedim. Fazla gelişmiş gördüm kendimi. Hata ettim sanırım kendimi onlardan üstün görerek. Onların anlamadığı şeyleri anladığımı düşünerek küçük bir burjuva dünyası kurduğumu düşündüm. Bu da benim ezilen egoma güzel bir tatmin oldu.

Konuşmaya devam ettik. Ben onu üzmemek için elimden geleni yaptım. Yani şu an düşünce yaptığımı sanıyorum. Onun hoşuna gitmeyecek her şeyi yapmamak için uğraştım. Hoşuna giden şeyleri yapmak için çabaladım. Peşinde koştum. Üzüldüğünde yanında olmak için kendimden feragat ettim. Karşılığında ise koca bir baş almış olsam bile hocam. Ben mutlu oldum o anlarda. Sonunda benim de birini mutlu edebildiğimi hissettim o dönem. Dediğim gibi halen unutamadığım için bir yandan kan tükürür iken bunları yazıyorum. Biliyorum sonumun iyi olmadığını. Sizde en az benim kadar iyi biliyorsunuz. Sizin de hayatınız benimle birlikte tehlikede. Çünkü siz bensiniz. Ben yok isem sizde yoksunuz. Sizde hayata tutunma sebebiniz benim.