öfke , keder , insanlar

doldum hocam kusmak istiyorum içimde birikenleri. hazır değilim ama çıkartmaya. vücudum direniyor hala. dayan diyor midem. yaparsın neleri atlattın sen diyor. ama olmuyor hocam. olmuyor. ağır geliyor her şey.

benim hayallerimi süslemekte olan her bokun başkaları tarafından yaşanması ağırıma gidiyor hocam. benim ne kadar değer verdiğim şey varsa elimden alınması ağırıma gidiyor. zarar vermek üzmemek istediğim her insanın beni üzmesi benim ağırıma gidiyor.

fazla iyi niyetli oldum hocam. ben insanları üzmek istemedikçe aksine onlar geldi beni üzdü. ben ne kadar iyi niyetli yaklaşmış olsam da o iyi niyet hep suistimal edildi.

bir hanımefendi gördüm çok derdi vardı. benimde ondan aşağı kalır yanım yoktu. ben ölmek istediğim zaman beni vaz geçirdi bu karardan. yani en azından ertelememi sağladı hocam. ama şimdi ise beni tanımamazlıktan geliyor. kolay mı sizce hocam sizin en zor anınızda yanınız da olup sonra size siktir çeken birinin olması?

anlıyorsunuz beni sanırım hocam. çünkü biliyorum siz bensiniz. sadece benim farklı görüşlere sahip olan halimsiniz. benim yüzleşmeye korktuğum gerçekleri suratıma çarpan diğer benliğimsiniz.

soruyorum hocam size ben nerede yanlış yaptım ? cevap verin lütfen kaçıncı defa sessiz kalıyorsunuz bilemiyorum. unuttum rakamını. ağır geliyor bu sessizliğiniz. bana ölümü hatırlatıyor bu sessizliğiniz. kanıma giriyorsunuz sessiz kalarak öl dercesine.

” ne diyeyim ben sana evladım. biliyorsun hatalarını. ama buna rağmen vaz geçmiyorsun o inadından. sen ne kadar çabalarsan çabala olmayacak şeylerin peşindesin. bu dünyada önemli olan iki şey vardır. biri gerizekalı olmak ve diğeri de şans. eğer hem gerizekalı hemde şanslı olursan hayatında istediğin her şeyi başarırsın. neden diye sor ? ”

neden hocam ?

” çünkü bu dünyadaki bilmem kaç milyar insan gerizekalı. bu dünyada olduğunda fazla zeki olan her insan mutsuz. işte senin hedef kitlen hayallerini gerçekleştirmek için ulaşman gereken kitlen ne yazık ki bu yeterince zeki olamayan benim tabirim ile ‘gerizekalı’ olan kategori. fakat sende şöyle bir sıkıntın var. sen bunlara ulaşmak yerine daha zeki olanlara ulaşmaya onlara hitap etmeye çalışıyorsun. dünyanın durumdan haberdar olan insanlar ne yazık ki senin gibiler için sıradan diyorlar. sen ne kadar istesen de onlara ulaşmayı ulaşamayacaksın. seni anlarlar ama kendi düşündükleri de senin dediklerin gibi olacağı için seni sıradan görürler. fakat diğer ‘gerizekalı’ dediğimiz kategori ise senin dediklerini marjinal olarak anlayacaklar. bu onlar için çok yeni bir şey. hayatlarını 4 duvar arasına sıkıştırmış yaşadıklarını unutmuş o insanlardan oluşan bir kabile için sen bulunmaz nimet olacaksın. ama şöyle de bir sıkıntı yaşayabilirsin bu durumda. fazla ağır gelebilirsin onların anlayış seviyesine göre. neden mi ? ”

neden hocam ?

” çünkü onlar hayatların ne iki kelime yazı okumuş ne de kendi kusursuz pembe dünyalarından çıkmamışlardır. senin yazdıkların anlattıkların onlar için fazla üst seviye kalabilir. buna da hazırla kendini. fakat burada şöyle bir şey var. daha önce bahsettiğim şans faktörü vardı ya. işte burada devreye giriyor. o bahsettiğim kabileden olan bir kaç insan var. bunlar diğer kategori de sayılabilecek iken kendi tercihleri ile bu kabilenin arasına katılmış ve onların liderleri olarak kabul görmüş kişiler. senin hedefin bu kişilere yaranmak veya onlar fark edilmek olmalı. çünkü onlar seni fark ederse kendi kabilesinde olan diğer eksik insanlara seni överek onlar tarafından benimsenmeni sağlıyorlar. işte burada şans faktörü var. çünkü onların seni keşif etmesi gerekiyor. sen ne kadar çabalasan da onlar her ne kadar diğerlerinden zeki olsalar da onlar ile birlikte geçirdikleri vakitler yüzünden onlara benzemeye başlamışlar. kendilerini küçük bir dünyaya hapsetmişler ve o dünyadan yılda 2 defa dışarı çıkıyorlar. sen o iki defadan birinde onlar ile denk gelmen gerekiyor. bu da ne yazık ki şans işine giriyor..”

anladım hocam teşekkür ederim ilk defa benimle bu kadar uzun konuştunuz. çok güzel anlattınız durumu bana. benim yüzleşmeye korktuğum gerçeklerin hepsini suratıma vurdunuz yine. işte sizi bu yüzden seviyorum. benim kaçtığım çekindiğim her şeyi suratıma vuruyorsunuz.

ama hocam ben hayatım boyunca cenabetlik ile tanımlanmış bir insanım sizce bu yılda 2 defa olan olaya nasıl denk gelirim ?

” işte bu da ne yazık ki inanmadığın yaratıcının bir lütfü. ”

anladım hocam. teşekkür ederim tekrardan. size güvenim tam. ama yaratıcıya olan güvenim eksik. belki olur da bir gün bana güler işte o gün benim o kabileye ulaştığım gün olur…