sırat köprüsü

sırat köprüsünde bekliyorum ebedi kızgın ateşi

tatmak için.

yanımda inanmadığı için

ağıtlar yakıp

yerlere yatıran

korkaklar mı

dersin

veya günde 10 vakit

namaz kıldığı

için sevinenler 

mi dersin

her türlü insan mevcuttu.

ben ise aralarında

sonucuma dünden razı

olup pişmanlık duygularından

arınmış olarak 

ateşlerin içine gitmeyi

bekliyordum

elimde olsa

bi paket de sigara sokardım

kaçak olarak

o alevlerin içinde

çakmak gerektirmeden

yakıp pofur

pofur içmek 

ne güzel olurdu.

sıra yavaş ama 

kendinden emin adımlar

ile ilerliyor.

sırası gelenin

yaşadığı her şey

hollywood edasında

kocaman kaç ekran olduğunu bilmediğim

plazma da gözüküyor.

sonra ufak bir konsey tartışıp 

küçük siyah bir deftere 

kara kaplı deftere

sonucu yazıyordu.

son kez kendi aralarında defteri

inceleyip sesli bi şekilde

kararı açıklıyorlardı.

bazıları sırıtıyor ardından 

seviniyor.

özellikle erkekler

sonsuz cinsel hazzının tadına bakacak olanlar

sevinç nidaları atıyor.

bazıları ise

sonsuz zebanilerin tadına bakacak

olmaktan dolayı çok pişman gibi

sıra ilerlemeye devam ediyor

çok ilginç insanlar gördüm

kendi annesine 

tecavüz eden mi

dersin

kız kardeşini bayıltıp

40 yıllık cinsel

açlığına son veren mi

küçük bi köy de bütün

yaşlı insanları öldürüp

yakalanmadan paçayı

sıyıran mı

dersin

bazıları neden ben diye

ağıtlar yakıyor

annesine tecavüz edenlerden biri

isyan ediyor.

ama ben günde beş vakit namazımı

kıldım diyor.

arkadan bağırdım

“ulan orospu çocuğu istersen kabeyi üstüne yapsınlar

bu yaptığının kaçar yanı yok”

kala kaldı. 

ağıtları çığlıkları kesildi.

2 tane melek aldı onu ve zebanilere 

teslim etti.

sıra ilerledi ilerledi

ve sonunda bana geldi.

kaç ekran olduğunu bilmediğim

koca plazma televizyon da

hayatım gözükmeye başladı.

yaptığım her şey açık açık

ve bir o kadar da

net olarak gözüktü.

sonra şu ana kadar

ilk defa bana bi soru sordular

“pişman mısın?”

“pişmanlık dünyevi yaşamım da kaldı.”

dedim.

üç beş fısıldaştılar.

biri elindeki deftere bi şeyler

karaladı.

durdu bi an deftere toplaştılar

baktılar bana bi daha

ve o beni şaşırtan karar

açığa çıktı.

“cennet” dediler.

“neden” diye sordum

ama cevap vermeden beni

cennete attılar.

üstüne 5 adet huri atadılar…