Nokta
pes etmem sağol iyi dileklerin için dedi. ve devamını ben getirdim.
“özledim senin sesini anlamsız aradığım dakikalarda duyduğum sesini. biraz alkolün verdiği cesaret ile yapmıştım bazı hataları. bunların her ne kadar geri dönüşü de olmasa pişman olduğumu bilmem kaçıncı kez söylesem inanır mısın ki?
neyse ya sikerim böyle hayatın gelmişini geçmişini. ölüm ile tanıştım bu yaşta. pişmanım hayatımdan. keşke yaşamasam dedim. keşke babam ile daha çok vakit geçirseydim dedim. ama o anlarda bile aklımda sen vardın. ya bi şeyler olursa dedim. ya bi şeyler yaşanır da bende mutlu olursam dedim. ama gene olmadı. siktir et senin canın sağolsun be güzelim.
hayatın anlamsız dakikalarında pişmanlık dolu bir varil ile ölümü bekliyorum. üstüme boşaltıp öfkem ile yanacağım. ve eskişehirin bütün ayazı bile beni söndüremeyecek. aşk pişmanlık ve ölüm dolu hayatıma bir nokta koyacağım. bundan önce seninle bi mesaj yolu ile konuşmak istemiştim. bu da ayrı bi salaklık ama yapacak bi şey yok. ben salağım çünkü.
hayatın verdiği acılara katlanamayıp kendini çocuk sanan bir gencim. büyüyemedim. özledim o eski dertsiz tasasız günlerimi. hayatın sadece ateist olduğumu gizlemek üzerine kurulu olduğu günleri. tanrıya şirk koştuğum günleri. ama yapacak bi şey mı kaldı ki şu anlamsız hayatta. pişmanım ulan seni sevdiğime bırakamıyorum.
insan psikolojisi bilir misin az buçuk ? bi insan ölümü aşk ile yenmeye çalışır yaşadığı acı kaybı başkasına tutunarak atlatmaya çalışır. anlamsız geliyor bunlar sana tabi ki bilemezsin benim hayatımı.
sakın ama sakın bilme de benim hayatımı. yanından bile geçme. 55-60 yaşına kadar görme amını siktiğiminin ölümünü. tanışma o azrail denen soğuk melek ile. sen hep cennetteki yasakların rengi olan kırmızı kal. hayatını ona göre yaşa. siktir et beni yada başkasını. insanlar bizi üzmek dışında bi şeye yaramaz. sen beni üzdün başkası beni üzdü. ama önemli olan neydi biliyor musun bizim bunlar karşı güçlü kalıp hayatın yaşamaya değer olduğunu anlamamızdı.
ben artık o değeri bulamıyorum kendimde. şimdi pişmanlık dolu varilimi döküyorum üstüme. öfkem ile yanmaya başlıyorum. seviyorum seni ulan. duysun bütün eskişehir. duysun bütün dünya. kaybedecek bir şeyi kalmayan şu ergenin son çığlıklarını dinlesin bütün dünya. cennette görüşmek dileği ile cennetin yer yüzüne inan hali. cennetin yasaklarını taşıyan kızıl saçlarını tekrar görmek dileği ile…”
asi pelteğin günlüğünün son sayfası…