Son Mektup
“özür dilerim rahatsızlık verdiğim için. hayatımın en anlamsız dakikalarını senin ile anlamlı kıldım. boş bir o kadar da beleş hayallerimin kahramanı oldun.
belki sen benim için kahramandın ama ben senin için yerdeki karınca kadar değerli olamadım.olmazdım da.eyvallah. sende insansın senin sevdiğin değer verdiğin insanlar var. onların koş peşinden asla ama asla bırakma.
ben salak bir gencim ergenliğin ve acılar yüzünden basit bir aşka tutundum.
ama pişmanlıklarım da çok. keşke keşke bazı şeyleri farklı yapabilseydim de hiç değilse yolda gördüğünde kafanı çevirmek yerine bi selam verseydin bi merhaba deseydin. ama geçmişi nasıl değiştirelim ki? sağlık olsun.
umuyorum hayatındaki istediğin her şey tek ve tek gerçekleşir dediğim gibi ben salak avel beyinsiz hatta bir o kadar da saf bir gencim. genç bile değilim sana veya başkalarına göre çocuğum ama yapacak bir şeyim yok. hak vermeni de beklemem bu halime ama bir empati yap. 17 yaşında hayatın en ağır yüklerinden birini yaşamış babasının ölüm anlarına canlı canlı şahit olmuş bir ergen bırak da yaşayamadığı çocukluğunu yaşasın.
bu salak saçma çocukluk zamanlarıma sende dahil oldun özür dilemek istiyorum senden. bazı şeylere son vermeden önce bi günah çıkartayayım demiştim sikine de takmazsın buna hakkın var ama benim içim bir nebze olsun rahatladı. şimdi sırada yukarıda diğer günahların acısını çekmek var. derimin yanışını falan görmek.neyse
görüşmek dileği ile sonsuz sandığımız ömrümüzün bitişinde. kendine dikkat et. hayallerinin hep peşinden koş. benim gibi geçmişe takılıp kalma koy amına gitsin…”
asi pelteğin günlüğü sayfa bilmem kaç…