küçük toz pembe dünyalar
gözümden
iki damla
yaş süzüldü
yeni yaktığım
sigarayı
söndürdü.
gene ansızın
karşıma çıkmıştı
yanında hayatının
en güzel aşkı
ile.
bu göz yaşları
belki de sevinç
göz yaşlarıydı
onun mutluluğu
için dökülen
sevinç göz yaşları
anlıyor be insan
bir süre sonra
hayatta asla istediklerini
elde edemeyeceklerden
biri olduğunu
kabul ediyor
ve buna göre yaşamını çiziyor
diğerlerinin
yaşadığı
güzel şeylerden kendine
bir pay çıkarıp
hayata bir şekilde
tutunmaya çalışıyor
bizim gibiler
asla başına gelemeyecekleri de
belki yazarak
belki konuşarak
ama çoğunlukla
hayal kurarak atıyor kafasından
boş anlamsız hayaller gibi geliyor
pek çok insana bunlar
ama onlar bilmiyor ki
böyle yaşamanın
aslında ne derece zor
ve eziyetli bir sanat olduğunu
onlar hayata sadece
kendi kusursuz
küçük toz
pembe dünyalarında
bakıyor
o küçük ama halen
tozpembe olan
dünyalarında
yaşayıp
ölüyorlar
diğer insanların
yaşadıkları
acıları
sevdaları
ve mutlulukları
önemsemiyorlar
çünkü onlar kendi küçük
dünyalarında birer
kral birer
kraliçe.
fakat benim
o küçük dünyam
nedense
hiç ama hiç
tozpembe değil
daha çok
kara hemde
kapkara
benim kral
olduğum bir
dünyam yok
daha çok
beni yönetenlerin
bana emir verenlerin
olduğu bir dünyam var