Keşkeler
çok keşkem var şu hayatta.
diyorum ki bazen
neden bu kadar fazla bunlar
ama alamıyorum cevabını
bazılarımızın kaderinde varmış
demek ile
yetiniyorum sadece
kabullenip
devam etmeye çalışıyorum
bu ilginç
ama bir o kadar da
eziyetli
hayata
en basitinden
insanlara yaklaşma
şekilerim
bile bir keşkemi
oluşturuyor
bunları yazarken
kafam biraz güzel
ama olması
gerektiği kadar
fazlası değil
yaşım belki
çok küçük
belki okuyan
insan diyordur
sen kimsin de
ne yaşadın olum
diye.
onlara da hak veriyorum
vermemek elde değil ki
17 yaşında
dünkü bir bokun
ki aslında tam
17 yaşını
da doldurmamış
bir veledin
hayat hakkında
bildikleri nedir ki?
pek çok insan
bundan
5-10 yıl
sonra bunları
okuyup
güleceğimi taşşak
konusu yapacağımı
düşünüyor
ama onlar bilmiyor ki
bazılarımızı
gereğinden fazla
erken olgunlaşmak
zorunda kalıyor
belki yaşadıkları
imkansız sevdalar
belki de yaşadıkları acı kayıplar
yüzünden
benim ki
daha çoğunluk ile
yaşadığım acı kayıplar
yüzünden
ama şunu es geçmemek lazım
içinde bir tutam da
imkansız sevda mevcut
sorarım size
imkansız sevdanın
olmadığı bir hayat
hiç aklınızın alabileceği
bir hayat mıdır ?
herkesin ortak sorunudur bu
imkansız aşk
asla olmaz denilen
sevdalar aşklar
benim de içimde var bunlardan
ama çok derinlerde
uzun zamandır çok ama çok
arka planda bu
sevdalar
aşklar
hemde gereğinden fazla arka planda
gene alkolü fazla aldım
kafam hafif hoş
durumda
bilen bilir beni
alkol varken pek
mantıklı davranamaz benim beynim
ama bundan asla utanmadım
ve utanmam da
açıkçası bana göre alkol alınca
içimizde sakladığımız
acılar ve sevdalar ortaya
çıkar
korkusuzca
onların peşinden koşabilmemizi sağlar alkol
pek çok defa bunu denedim.
pek çok defa red edildim
ama içim hiç bir zaman
ama hiçbir zaman
acımadı
çünkü onun mutlu olmasını istedim
artık yüzüne bakamıyorum
kafam kıyakken yaptığım
herşeyden pişmanım
kendimi frenlemek için
şimdi yatıyorum
yatmadan önce bu gereğinden fazla anlamsız
ve içi boş
satıları karaladım
başlık olarak koyacak bir şey bulamadım
birazdan bir şeyler uydurur sızarım
yapacağım şeylerden pişman olmak istemediğim için yatmak zorundayım
aslında yapacağım şeylerden pişman olmaktan
çok onların bana acı
vermemesi için
kendimi frenleyip
uyumam lazım
yoksa şu küçük dünyadaki
acı katsayımı
artırmaya gerek yok
kırmızı acının rengidir
en azından bana göre
sana baktıkça
yaşadığım acıların rengidir
kırmızı
çok masum bir renk
değil aslında
kırmızı
en azından benim için
çünkü çünkü
bilinç altımda
senin rengin kırmızı
seni her gördüğüm zaman
moralim bozuluyor
seni kafamda seks objesi yapmak
istedim pek çok
ergen erkeğin
gözünde olduğun gibi
ama olmuyor
şu sol mememin
altında yatan
kan pompalayan
lanet organ var ya
izin vermiyor buna
onun gözünde basit bir
seks objesinden
çok ama çok daha fazla
değerlisin
biliyorum
beni çocuk olarak görüyor
pek çok kişi
belki bunların
arasında sende varsın
olabilir doğaldır
dışarından
nasıl göründüğümü
bilemem
bilmeme imkan yok
sadece şunu
yazmak karalamak istiyorum
o büyüyememiş dediğiniz insan
gerektiği zaman sizin adam dediklerinizden
daha fazla adamlık yapabilir
sadece kimse bunu unutmasın
daha önce bitirmek istedim
ama içimden seni de yazmak geldi
net tasvir yapamıyorum
gönlüm el vermiyor
benim için
neler ifade ettiğini
herkes ile
paylaşmak istemiyorum
çünkü sen sadece bana özelsin
benim kalbimde
benim fantezilerimden
benim hayal dünyamdasın
diğerlerine nasıl anlattığım değil
benim seni nasıl gördüğüm
benim için önemli
birde buradan babama selam çakmak istiyorum
seni hep sevmiştim babacağım
seni hep sevmeye devam edeceğim
aynı annemi hep sevdiğim ve sevmeye devam edeceğim gibi
asla ikinizi unutamam karşıma bir barbara çıksa
gene ikinizi arka plana
atmamam
gönlüm el vermez buna
ayrıca baba
seni son gördüğümde
keşke sana seni çok seviyorum
deseydim
hayatımda belki de en büyük
ama en büyük
keşke budur.
selametle…