MR Tütün Ve Laneti Part - 1

3 yıllık bir lise macerasından sonra üniversite sınavı geldiğin de 10 kişilik kemik kadro dağıldı.Sadece Emre, Burak, Alp ve Ege kendi şehirlerinde kaldı.Bunu fırsat bilen genç adamlar birlikte bir eve çıktılar.İşte başlarına ne geldiyse bu eve çıktıktan sonra geldi.

Emre, Alp , Ege ve Burak aynı okulu kazanmışlardı.Keza gene liseden tanıdıkları arkadaşları olan Beyza da vardı.Kendisi bizimkilerin aksine oldukça cana yakın bir insan olduğu için okulda hemen çevre edinmişti.Bizimkilerin kendileri dışında arkadaş bulmasında da yardımcı olmuştu.Tabi bu arkadaşlıklar bu 4 kafadarın ki kadar güçlü olamadığı için kısa sürede yok olup gitmişti.

Netice de bu 4 kişilik gruba bir dişi olarak Beyza da katılmıştı.

Bir sabah aniden gelişmişti her şey.Kahramanlarımız leş gibi evlerinden çıkıp okula gitmek için yola koyuldular.Okula gidip derslere girmeye başladılar.Öğlen arasına kadar zaman beklenenden hızlı geçiyordu.Bu gün tüm gün dersleri vardı sabahtan akşama kadar.İşte hayatın ilginçliği o zaman belli oldu.

Öğlen arasında okulun yemekhanesine doluştu bizimkiler. İşte o zaman karşılaştılar bu kızlar ile.Okula yeni geldikleri her hallerinden belli oluyordu. Bizimkiler de her ne kadar birinci sınıf da olsa başlangıçtan bu yana belli bir süre geçmişti. O kadar Fransız takılmıyorlardı.Fakat bu iki kız çok net yeni gelmişlerdi.Okuldan haberleri yoktu. Bir yere geçip oturmayı başardılar. Fakat bizim Burak ile Alp bu kızlardan gözünü alamıyordu.Adeta kızlar sanki çıplak geziyormuş gibi onlara bakıyorlardı.

Emre : “Burak ağzını kapa yavrucum salyaların aktı.”dedikten sonra biraz daha kendilerini topladılar.O sırada 

Beyza kankileri geldi hemen bu kızlar hakkında bi muhabbet açtırıldı.Bizimkilerin yanında sosyal kız olan Beyza hemen bunların neci olduğunu anlatı verdi.

Beyza : “ Bunlar az zenginlermiş galiba.Torpil ile gelmişler buraya.İşte baba zengin olunca tanıdıkları fazla oluyor.Bunlarında sana yararı böyle şeyler işte.”

Alp : “Sadece para açısından da zengin değiller gibi bunlar.Başka şeylerde verilmiş bunlara.”dedi.O arada bi kahkaha koptu.Sonra yemekler yenip herkes dersine doğru yol aldı.Gün bittiğinde hepsi buluşup eve doğru yol almaya başladı.

Sıkış tepiş bir tramvay macerası sonucu bizimkiler eve vardı.

Ege : “ Olum arkadaki dayından çocuğum oldu benim.Yaptığı ayıp kuru kuru acıttı bi de.”dedikten sonra gene klasik bir kahkaha koptu ve eve girdiler.

Herkes odasına çekilip üstlerini değiştirdikten sonra salona geldiler.

Alp : “Olum bu yeni gelen kızlar çok fena lan.Ben özellikle Sena’ya hasta oldum.Bunu alıp evde besleyeceksin lan.”

Burak : “Abi bende İpek’e fena takıldım.Biraz bi muhabbet falan kursak keşke.De bunlar ciddi zengin ise bize bakmazlar lan.”

Emre : “Beyler rahat olun ben size ayarlarım onları.Beni kesti ikisi de görmediniz mi??”

Ege : “He ya Emre senden önce de beni kestiler.Baktılar ben ilgisizim bunlara sana yöneldiler.”

Alp : “ Aynen Ege haklı direk onu kestiler.Tabi çocuk yakışıklı biz de tip de yok anasını satayım.Adamda tip var kendisinin beğendiklerini seçiyor.Biz de bizi beğenen olursa onu seçmek zorunda kalıyoruz.”

Burak :  “Neyse beyler dizim başlıyor.Yeter artık daha fazla konuşmayalım.Olmayacak duaya amin denmez.”dedikten sonra herkes sustu ve ölümsüzlük şifresi yazan Polat’ı izlemeye başladı.Polat bitince herkes odalarına çekildi ve bir şeyler yaptılar.